Danilo Zanna ile Tuğçe Demirbilek boşanıyor

İtalyan şef Danilo Zanna, 2012 senesinde Tuğçe Demirbilek ile yaşamını birleştirmişti. 8 yaşlarında Zeno Tibet isminde oğulları olan çiftin yollarını ayırdıkları konuşuluyordu. İkili aleyhinde ortaya atılan iddialar doğru çıktı. Ayrılma sonucu aldıkları öğrenilen ikili, mevzuyla ilgili Instagram hesaplarından izahat yapmış oldu.

9 senelik evlilik bitiyor

Çift, yayınladıkları gönderide, “Kamuoyuna duyuru… Bugün hakkımızda çıkan ayrılık haberi ile ilgili bir açıklama yapmayı gerekli ve uygun gördük. Son zamanlarda yaşadığımız bazı fikir ayrılıklarımızı çözüme ulaştıramadığımız için bir ayrılık kararı aldığımız doğrudur. Başta oğlumuz Zeno Tibet’in daha sonra bizlerin yıpranmaması adına sevgilisi basın mensubu arkadaşlarımızdan konuyla alakalı olarak hassasiyetlerini rica ederiz. Tüm ilgi ve alakanız için teşekkür ederiz.” açıklamalarına yer verdi.

“Bir pırlanta düştü ve ben onunla oturuyordum”

39 yaşındaki Danilo Zanna, daha ilkin eşiyle ilk tanışma anını şu sözlerle anlatmıştı:

“Ben Türkiye’ye dinlence için geldim. Şef dostum çağrı etti. Gezgin olduğum için beni gezdirmeye başladı Türkiye’de. Kendi dostlarıyla tanıştırdı beni, o arkadaşları içinde eşimi gördüm ve ‘Bu iyi mi bir güzellik? Sanki gerçek değil… Gökkuşağından bir pırlanta düştü ve ben onunla aynı masada yaşıyorum’ dedim kendi kendime.

3 yıl süresince uzaktan aşk yaşadık

Eşimle o vakit tanıştım. Doğal Türkçe bilmiyorum, İngilizce koşuyoruz o dönem. Yedi gün dinlence yaptım burada, eşimle iletişimimi koparmadım. Üç yıl süresince uzaktan aşk yaşadık. İnternet üstünden konuşuyorduk. Zaman içinde ben buraya ziyarete geldim, Tuğçe yanıma geldi. Bu üç yıl süresince sürdü.

Şimdi o yaşamı yaşıyoruz

Onu ilk gördüğümde evleneceğimi anladım. Hatta ona ‘Seninle evleneceğiz. Bir evladımız olacak ve bir köpeğimiz olacak. Mutlu bir yaşam yaşayacağız’ dedim. Şimdi o yaşamı yaşıyoruz.”

“Annem dondu kaldı”

Öte taraftan ortalama 10 yıl ilkin Türkiye’ye geldiğini söyleyen Danilo Zanna, İlk olarak Türk örf ve adetlerini garip bulduğunu ifade etmişti. Zanna, bugüne dek karşılaşmış olduğu en acayip vakası şu ifadelerle anlatmıştı:

“Annem Türkiye’ye geldi. ‘Derhal yiyecek isterim’ dedi. Ikimiz de balıkçıya gittik. İtalya’da her şey kişiye hususi porsiyonlu geliyor. Her insanın salatası, mezesi ayrıdır. Türkiye’de ortak. Masanın ortasına koyuluyor, isteyen istediği kadar yiyor. Annem de gavurdağı salatasına bayılıyor, kilolarca yer. Siparişleri verdik, garson salatayı getirdi tam annemin önünde bıraktı. Annem salataya kaşık atacak, karşıdaki insan da onunla beraber kaşık atıyor, annem dondu kaldı.

Bizim kültürümüzde paylaşmak yok

‘Kusura bakma, senin salatan bulunduğunu anlamadım’ dedi. Bir süre sonrasında masanın her yerinde porsiyonlara bölünmüş salata vardı. Bizim kültürümüzde bu şekilde paylaşma yok. ‘Ortaya koyalım, hepimiz alsın’ diye bir şey yok. Hatta tam tersi; senin tabağından alırsam oldukça ayıp olur.

Hala annemden terlik yiyorum

Bir de ayakkabı mevzusu oldukça garip geldi. Ayakkabıları kapı haricinde bırakıyorsunuz, ikimiz de öyleki bir şey yok. Biz misafirliğe gittik, ayakkabıları görünce ‘Bir şey mi oldu acaba? Eve hırsız mı girdi?’ diye düşündük. O da birazcık garip gelmişti. Onun haricinde kültürlerimiz oldukça benziyor. ‘Anne terliği’ vakası bizde de var örnek olarak. 40 yaşındayım, hala annemden terlik yiyorum.”



Haber Kaynağı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *