Hamilelikte kalp sağlığına dikkat! – Magazin Mahallesi Sıhhat

Gebelik kadının hayatında yaşamış olduğu en mühim deneyimlerden birisidir. Hem duygusal hem de fizyolojik olarak pek oldukça değişikliği bununla beraber getirir.

Kalp ve dolaşım sistemi de gebelik sebebiyle oluşan büyük değişikliklerden büyük seviyede etkilenir.Oluşan değişikliklerin amacı hızla büyüyen bebeğin gereksinimlerini karşılamak ve anneyi doğum sırasındaki ihtimaller içinde kan yitirilmesine daha dirençli hale getirmektir.

İşte bu değişimler;

– Kan hacminde artış: Gebelikte ortaya çıkan en mühim değişikliktir. Gebeliğin erken döneminden 20. haftaya kadar daha süratli olmak suretiyle gebeliğin sonuna dek kan hacmi süratli bir artış gösterir. Kanın plazma olarak adlandırdığımız sıvı kısmı kan hücrelerine nazaran daha çok artış gösterdiğinden ‘kanın sulanması’ndan söz etmek mümkündür.Kan hacmindeki artış anneyi doğum esnasında oluşabilecek kan kaybından korumaya yöneliktir.

– Kalp debisinde artış: Anneye ilişkin böbrek,karaciğer,akciğer,kas iskelet sistemi ve dölyatağı’nda (uterusta) ortaya çıkan kanlanma artışına olanak sağlayabilmek için gebeliğin 8./10.haftalarından itibaren kalp debisi artmaya adım atar.Kan hacminin artmasına bağlı olarak kalbin dakikada pompaladığı kan hacminde de belirgin artışa niçin olur.Kalbin atım hacminde ortalama %30-50 oranında bir artış görülür. Gebelik ilerledikçe kalp debisi yan yatarken artar, sırt üstü yatarken düşer. Bu durum, sırtüstü yatarken büyümüş olan rahmin omurganın derhal önünde yer edinen ana toplardamara baskı yaparak kalbe dönen kan akımını azaltmasından oluşur.Bu yüzden bilhassa son aylarda gebelere sırtüstü yatış önerilmez.İstirahat kalp hızı gebelikte averaj olarak 10-20/dakika artar. Çoğul gebeliklerde kalp hızı artışı daha çok olabilir. Yan yatarken kalp hızında azalma görülmesi mümkündür.

– Tansiyon değişimleri: Gebeliğin ilk trimestresinde tansiyon düşer.(Trimester:Gebelik süresi birinci,ikinci ve üçüncü (ilk,orta ve son) trimester olarak üç döneme ayrılır) Kan basıncında düşme eğilimi ikinci trimesterin ortasına kadar devam eder ve son üç ayda gebelik öncesi değerlere dönüş görülür.Bilhassa gebeliğin son trimestresinde su ve tuz tutulumu vücuttaki sıvı artışının bir nedenidir.

-Kalp Ritim bozuklukları: Ritim bozukluğu, çocukluktan itibaren mevcud altyapıyı tetikleyen; aşırı stres, yoğun efor, korku ve gerilim şeklinde nedenlerle ortaya çıkabildiği şeklinde, bilhassa hanımefendiler, daha oldukça hormonal sebeplere bağlı olarak ritim bozukluğu problemi ile karşı karşıyadır. Gebelik döneminde gebeliğin verdiği stres ve yük sebebiyle bazı ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu aritmilerde betabloker ilaçlar kullanılmaktadır. Bu grup ilaçlar, yan tesirleri öteki ilaçların yan tesirleri göz önüne alındığında, güvenilirdir. Köktencilik olan ve tedavi edilemeyen ritim bozukluklarında kullanılan diğeri antiaritmik ilaçlar gebelik esnasında kesilmektedir. Bu ilaçlar daha azca yan tesiri olan öteki ilaçlarla değişiklik yapmak zorunda kalınabilir. Hamilelik döneminde bilhassa bradikardiler, doğrusu kalbin yavaş çalmış olduğu durumlar oldukça önemlidir. Düzgüsel yaşamda tolere edilebilen bazı kalp hızları (45-50) hamilelik döneminde bebeğin beslenmesini negatif etkilemekte, düşük kalp hızları bebek için çekince oluşturmaktadır.

Gebelik öncesinde mevcud kalp hastalığı olan anne adaylarının gebelikleri esnasında yakından izlenmeleri gerekir.Kardiyolog ve hanım doğum uzmanlarının beraber emek harcaması ihtiyaç duyulan gebeliğin sonunda bilhassa doğum esnasında oluşan ani değişikliklerin ihtimaller içinde negatif etkilerinin bertaraf edilmesi için lüzumlu tedbirlerin alınması gerekir.



Haber Kaynağı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *