Tara de Vries, hastalığını iyi mi yendiğini ilk kez deklare etti

Kanal D’nin yepyeni programı ‘Magazin D Yaz’ın sunuculuğunu üstüne alan Tara de Vries, programa dahil oluşunu ve yapmış olduğu öteki emek harcamaları söyledi. Miss Turkey 2018 güzellik yarışmasında 2’nci seçilen sunucu, yarışma yardımıyla ‘seçici suskunluk’ hastalığını yendiğini söylemiş oldu. Güzel sunucu, Özgürlük’ten Sinem Vural’ın sorularını cevapladı.

◊ Miss Turkey 2018 güzellik yarışmasında 2’nci seçildiniz. Oyunculuk eğitimi aldığınızı biliyordum fakat kamera karşısına Magazin programıyla geçmeniz iyi mi oldu?

– Yarışmadan derhal sonrasında oyunculuk dersleri almaya başlamıştım. Diksiyonumu da iyice düzeltince teklif geldi, derhal ajansım Amaç Sökmen ile beraber değerlendirdik ve demo çekelim dedik. Sonrasında da süratli bir halde mutabık kaldık ve fazlaca güzel bir projeye imza atmış olduk.

◊ Magazine ne kadar hakimdiniz?

– Türkiye’de Magazin günlük yaşantımız haline geldi. Ekiple fazlaca iyi anlaşıyoruz. Bir de her gün olması fazlaca keyifli. Oldukça Magazin takip etmezdim fakat ben sunuculuk yaptığım için sorun olmuyor. Bir çok kişiyi tanıyorum.

◊ Hafta içi her gün stüdyodasınız. Bu tempoya acele adapte olabildiniz mi?

– Hayatım aslına bakarsanız hep bir seviye içindedir. Sabah kalkarım, ilkin sporumu yapar, duş alır, peşinden kahvaltımı yaparım. Ondan sonrasında güne başlarım. Şimdi bir tek bu rutinin üzerine bir de stüdyoya gidiyorum. Çıkınca da işlerimi kalmış olduğu yerden hallediyorum. Ya da eve gidip dinleniyorum.

Kameralardan kaçmam

◊ Sunuculuk yaparken yüzünüzün hep gülmesi dikkatimi çekti…

– Öyleki. Giyinip süslenip haberleri sunuyorum. Kim istemez.

◊ Hep bu şekilde güler yüzlü müsünüz?

– Enerjimle barışığım, insanlara da dağıtmayı seviyorum. Ayakları yere sağlam basan hepimiz aslına bakarsanız mutludur.

◊ Magazin haberleri sunarken kendinizi magazinin içinde bulsanız ne yaparsınız?

– Ona dikkat ediyorum. Kameraları gördüğümde mutlu olan biriyim. Rahatsız olmuyorum. Kaçtığım falan da yok.

◊ Kısa sürede yepyeni projeler var mı?

– Görüşmeler var doğal fakat gündemde şimdi “Magazin D Yaz” var.

◊ Dışa dönük bir karakteriniz var fakat daima bu şekilde değilmişsiniz.

– Paylaşmayı fazlaca seviyorum. Etrafımda insan olsun, yepyeni hikayeler yazalım, yepyeni şeyler deneyimleyelim isterim. Küçüklüğümde geçirdiğim bir hastalık vardı, “seçici suskunluk” (çocukluk çağı kaygı bozukluğu) diye. Yaptığım bütün çalışmaların sonunda Miss Turkey ile onu kırdım. Miss Universe’e gittim daha da kırdım. Şimdi Magazin D Yaz’da artık pek bir izi gözükmüyor geçirmiş olduğum bu rahatsızlığın.

◊ 13 yaşlarında Hollanda’dan Türkiye’ye geldiniz ve şu an muntazam Türkçe gerektiren bir iş yapıyorsunuz. Kimi zaman sizi zorlar diye düşünmüştüm fakat fazlaca başarılısınız.

– 8’inci sınıfa Türkiye’de başladım ve takdir belgesiyle sınıfı geçtim. Kısaca fazlaca acele öğrenen biriyim. Bir yerde yaşıyorsan A’dan Z’ye her şeyini muhteşem yapmalısın. Buna dil de dahil. Bilmen ve yapman gerekiyor.

◊ Bilmediğiniz bir şey kaldı mı buraya dair?

– Hayır. Bayağı ilerledim o mevzuda.

Mankenlik sektörü artık kalmadı

◊ Modellik mevzusuna gelelim. Daha ilkin birkaç yabancı defileye katılacağınız konuşuluyordu fakat şu an gündeminizde değil sanırım…

– Etken olarak modellik yapmadım, yapmayı da pek düşünmüyorum açıkçası. İki kez podyuma çıktım, ikisinde de ülkemi temsil ettim. Annemle Yıldırım Mayruk defilesinde yürüdüm, bir de Hasret Süer’in Türk kumaşlarını temsil etmiş olduğu defilede, Bangkok’ta yürüdüm. Bence mankenlik sektörü kalmadı vatanımızda. Oldukça değişik bir halde insanlarla buluşmak isterim. İnşallah ilerleyen dönemlerde de güzel projelere imza atacağız.

◊ Kardeşiniz Daniel’le hususi bir bağınız var. Onun Nager Sendromu hastalığıyla savaşım etmesi sizi iyi mi etkiledi?

– Daniel’le fazlaca yakınım. Bu durum benim ailemle bağımı fazlaca daha güçlendirdi. Onlar benim her şeyim. 4 yaşlarında olgunlaştım diyebilirim. Oldukça şey öğretiyor bu yaşam sana. Bilmediğin fazlaca büyük bir yaşam deneyimine haiz oluyorsun ve bunu anlayıp keşfettiğin gün tamam deyip daha da sarılıyorsun. Ayakların yere sağlam basıyor ve şükretmeyi biliyorsun. Yaşanmadan anlatılacak bir durum değil.

◊ İlk başlangıçta neyin ne işe yaradığını anlayamadığınızı düşündüm söylediklerinizden.

– Hep kendimi suçluyordum. “Ailem niye böyle, kardeşim niye böyle, ben ne yaptım ki” diye. Miss Turkey’ye girmeden kafama bir dank etti. Sonrasında da hayata bambaşka bir açıyla bakmaya başladım.

Anneniz Hasret Kaymaz da destekçinizdir bu zamanda diye tahmin ediyorum…

– Annem daima en büyük destekçim. Hatta Miss Turkey’nin hastalığımı yenmemde büyük bir rol oynayacağını düşünüyordu ve hakkaten öyleki de oldu.

◊ Hobilerinizden de bahseder misiniz?

Çim hokeyi oynuyordum yurtdışında. İstanbul’a ilk taşındığımızda, burada da illa oynayacağım diye Bolu’ya gidip geliyordum her hafta sonu. İstanbul’da spor mevzusunda fazlaca zayıfız bence. Çim hokeyi, Hollanda’da futbol kadar malum bir spor, öyleki diyeyim. Ulusal takıma da girdim. Sakatlandım Gaziantep maçında. Sonrasında oynamam yasaklandı. 15-16 yaşındaydım. Şu an bir tek fitness, yazın da yelkenle ilgileniyorum. Kışın kayağı, yazın yelkeni fazlaca seviyorum.

◊ Hollanda ve Türkiye içinde gidip geliyorsunuz. İki ülkeyle ilgili işleriniz olacak mı?

– Hollanda’ya fazlaca sık gidip geliyorum. Orada da bir ev açtık pandemide. Her şeye açığım, niçin olmasın.

◊ Oradaki bisiklet kültürünü özlüyor musunuz peki?

– Yok, İstanbul’daki trafiği fazlaca seviyorum.

◊ Hakkaten mi?

– Tek seven ben olabilirim herhalde. Trafik var ise o trafikten iyi mi kaçarım diye bir oyun başlıyor aklımda. Yolda bayağı eğleniyorum. Trafiğe çıktığım zamana da dikkat ediyorum. Saatlerce yolda kaldığımı asla hatırlamam.

◊ Buradaki dost çevreniz iyi mi?

– Oldukça dostum var. Bir çok yabancı fakat burada yaşayan kişiler. Güzel ve keyifli bir dost grubu oluştu.





Haber Kaynağı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *